Stoacılık Nedir? Erkek İçin Neden Kritik Bir Felsefedir?
Roma İmparatoru, sabah uyandığında şunu yazıyor günlüğüne:
"Bugün anlayışsız, nankör, kibirli, hilekâr, kıskanç ve asosyal insanlarla karşılaşacağım. Bunlar böyle, çünkü iyi ve kötüyü ayırt edemiyorlar."
Bu Marcus Aurelius. Dünyanın en güçlü adamı. Ve felsefe yapmak için sabahın erken saatlerini kullanıyor günlük pratik olarak, kendini eğitmek için.
Bu, stoacılığın ne olduğunu tek bir sahnede gösteriyor: Dünya değişmeyebilir. Ama seni değiştirmek, senin elinde.
Stoacılık Nedir? Tam Tanım
Stoacılık (Stoicism), MÖ 3. yüzyılda Atina'da Kıbrıslı Zenon tarafından kurulan, insanın doğa ve akıl yasalarına uygun biçimde yaşaması gerektiğini savunan antik bir felsefe okuludur.
"Stoa" sözcüğü Yunanca'da "revak, sütunlu sundurma" anlamına gelir. Zenon, derslerini Atina'nın Agora meydanındaki boyalı sütunlu bir sundurmanın altında veriyordu Stoa Poikile (boyalı revak). Okul adını bu mekândan aldı.
Ama stoacılık yalnızca tarihsel bir felsefi ekol değil. MÖ 300'den bugüne taşınan ve 21. yüzyılda yeniden güçlü biçimde yankılanan pratik bir yaşam felsefesi. Neden? Çünkü stoacılık soyut sorular sormak yerine tek bir soruya odaklanıyor: İyi ve anlamlı bir hayat nasıl yaşanır?
Stoik, Stoacı, Stoizm: Terimsel Ayrım
Bu üç kelime sık sık birbirinin yerine kullanılıyor, hafif farklılıkları var:
Stoacılık ve stoizm: Her ikisi de aynı felsefi okulu ifade ediyor.
Stoik: Bu felsefeyi benimseyen kişi ya da bu felsefeye uygun bir tutum için kullanılıyor. "Stoik bir tutum" demek: dışsal olaylar karşısında sarsılmaz, sakin ve akla dayalı bir duruş sergilemek.
Dikkat: Gündelik dilde "stoik" kelimesi "duygusuz olmak" anlamında yanlış kullanılıyor. Bu büyük bir yanılgı. Stoik duygusuz değil duygularını yönetiyor.
Stoacılığın Tarihsel Gelişimi: Üç Dönem
Stoacılık yaklaşık 600 yıl boyunca gelişti. Üç ana döneme ayrılıyor.
1. Eski Stoa (MÖ 300–130)
Kurucusu Kıbrıslı Zenon (MÖ 336–264). Fenike kökenli bir tüccarın oğlu. Gemi kazası geçirdikten sonra yoksul olarak Atina'ya ulaştı. Bir kitapçıda Sokrates'in diyaloglarını okuduğunda hayatının yönü değişti felsefe öğrenimine başladı ve kendi okulunu kurdu.
Zenon'dan sonra Kleanthes ve ardından Khrysippos okulu devraldı. Khrysippos, stoacı öğretiyi sistematize eden isim olarak kabul ediliyor. Ondan 700'ü aşkın eser kaldığı söyleniyor ama hiçbiri günümüze ulaşmadı.
2. Orta Stoa (MÖ 130–50)
Bu dönemde stoacılık Roma'ya taşındı ve Romalı düşüncesiyle kaynaştı. Panaitios ve Poseidonios bu dönemin önemli isimleri. Stoacılık Roma'nın yönetici sınıfına nüfuz etmeye başladı.
3. Roma Stoası (MÖ 50 – MS 200)
En tanınan ve günümüze en fazla eseri ulaşan dönem. Üç büyük isim bu dönemi temsil ediyor.
Lucius Annaeus Seneca (MÖ 4 – MS 65): Roma'nın imparator Nero'nun danışmanı, aynı zamanda oyun yazarı ve deneme yazarı. Stoacılığı zengin ama ahlaki bir hayatla birleştirdi. Sonunda Nero tarafından intihar etmeye zorlandı ve ölümünü bir stoik sakinlikle karşıladı. Ahlaki Mektuplar ve Kısa Hayat Üzerine başlıca eserleri.
Epiktetos (MS 50–135): Tarihin en ilginç stoacı ismi. Köle olarak doğdu. Efendisi tarafından işkenceye maruz kaldı stoacı felsefenin büyük bölümünü fiilen yaşamak zorunda kaldı. Özgürlüğe kavuşunca okul kurdu. Enchiridion (El Kitabı) ve Söylevler başlıca eserleri. Özgürlük üzerine en derin stoacı düşünceler ondan geliyor: "Efendi bedenimi elinden alabilir, ama ne düşündüğümü asla."
Marcus Aurelius (MS 121–180): Roma İmparatoru. Stoa'nın en büyük paradoksu: tarihin en güçlü adamı, en az güce ihtiyaç duyulan bir felsefeyi uyguladı. Düşünceler (Meditations) adlı günlükleri, kendine yazdığı notlar hiç yayımlanmayı düşünmeden. Bu yüzden tarihin en dürüst felsefi metinlerinden biri.
Stoacılığın Temel Kavramları: Her Biri Açıklamalı
Stoacılığı anlamak için temel kavramları derinlemesine bilmek gerekiyor. Bunlar birbiriyle örülü bir sistem oluşturuyor.
Logos - Evrensel Akıl
Logos (Yunanca: söz, akıl, düzen), stoacıların evreni yöneten akılcı ilkeye verdikleri ad. Stoacılara göre evren rastgele değil akılcı bir düzen içinde işliyor. Ve insan bu aklın bir parçası. İnsanı diğer varlıklardan ayıran, logos'tan pay alması, yani akıl yürütme kapasitesi.
Bu nedenle stoacılıkta "akla uygun yaşamak" aynı zamanda "evrenin doğasına uygun yaşamak" demek.
Erdem - Tek Gerçek İyi
Stoacılara göre hayatta tek gerçek iyi şey **erdem (arete)**dir. Para, şöhret, sağlık, güzellik bunlar "tercih edilebilir kayıtsızlar" (preferred indifferents). Yani sahip olmak iyidir ama kaybetmek seni harap etmemeli.
Dört temel erdem:
Phronesis (Bilgelik / Pratik Akıl): Neyin doğru olduğunu görebilme ve doğru kararları verebilme kapasitesi. Soyut bilgi değil yaşama dokunan bilgelik.
Sophrosyne (Ölçülülük / Öz Denetim): Dürtüler ve arzular karşısında denge. Ne çok fazla ne çok az orta yolu bulmak.
Andreia (Cesaret): Hem fiziksel hem ahlaki cesaret. Doğru olanı yapmaktan korkmamak, baskı altında duruşunu korumak.
Dikaiosyne (Adalet): Başkalarına karşı doğru ve adil davranmak. Toplumsal rolünü yerine getirmek.
Bu dördü birbirini tamamlıyor. Birinin eksikliği diğerlerini zayıflatıyor.
Eudaimonia - Gerçek Mutluluk
Eudaimonia (Yunanca: eu = iyi, daimon = ruh hali), Türkçeye "mutluluk" ya da "erdemli yaşamın verdiği derin tatmin" olarak çevrilir. Anlık zevk ya da his değil erdemli ve akla uygun bir hayatın sonucunda elde edilen derin bir iyilik hali.
Stoacılar şunu söylüyor: Dışsal şeyler (para, statü, başkalarının onayı) sana eudaimonia veremez. Çünkü bunlar senin kontrolünde değil. Eudaimonia yalnızca erdemden yani iç dünyandan geliyor.
Modern psikolojinin "hedonik mutluluk" (anlık zevk) ile "eudaimonik mutluluk" (anlam ve değerlerle uyumlu yaşam) ayrımı, bu stoacı fikrin bilimsel versiyonu.
Ataraxia - Dinginlik
Ataraxia (Yunanca: karışıklıktan azade olmak), kaygısız, sarsılmaz bir zihinsel dinginlik hali. Stoacılığın temel hedeflerinden biri.
Ataraxia, duyarsızlık değil. Fırtınanın içinde kayan tekne gibi savrulmak değil fırtınayı gören ve ona hazır olan kaptan gibi sarsılmaz olmak.
Apatheia - Tutkusuzluk, Ama Doğru Anlaşılmalı
Apatheia bugün "apati" kelimesine kaynaklık ediyor ama anlamı çok farklı. Stoacılıkta apatheia, yanlış değerlendirmelerden kaynaklanan yıkıcı duygulardan tutkulardan (pathe) arınmış olmak.
Stoacı duygusuz değil. Pro-patheia denen, önceden hissedilen ilk tepkileri yaşıyor. Ama bu tepkileri akıl süzgecinden geçiriyor ve onlara kapılmıyor.
Öfke, korku, yas bunları hissetmek insanın doğasında var. Stoacı bunları bastırmıyor; anlıyor. Ve onların tarafından yönetilmek yerine, onları yönetiyor.
Kathêkon - Ödev ve Rol
Kathêkon (Yunanca: uygun eylem, ödev), bir kişinin doğasına ve toplumsal rolüne uygun davranışlar bütünü. Stoacılıkta sadece iç dünya değil, dış sorumluluklar da önemli. Senin vatandaş, eş, baba, arkadaş, lider olarak rolün ne? Bu rolleri nasıl yerine getiriyorsun?
Bu kavram stoacılığı salt bireyci bir felsefeden ayırıyor toplumsal sorumluluk stoanın ayrılmaz parçası.
Kontrol Dikotomisi: Stoacılığın Kalbi
Stoacılığın en güçlü ve en pratik kavramı kontrol dikotomisi (dichotomy of control). Epiktetos'un Enchiridion'unun ilk cümlesi:
"Bazı şeyler bizim gücümüzdedir, bazıları değildir."
Bizim gücümüzdekiler: Düşüncelerimiz, yargılarımız, arzularımız, tepkilerimiz, niyetlerimiz, değerlerimiz. Kısacası: iç dünyamız.
Bizim gücümüzde olmayanlar: Başkalarının eylemleri, dışsal olaylar, doğal afetler, ölüm, başkalarının bizi nasıl gördüğü, geçmiş. Kısacası: dış dünya.
Stoacıların tezi şu: İnsanların büyük çoğunluğu enerjisini ve dikkatini kontrolü dışındaki şeylere harcıyor. Trafik sıkışıklığına öfkeleniyor, başkalarının onayı olmadan kendini değersiz hissediyor, geçmişe takılıyor. Bu, boşa akan enerji.
Kontrol dikotomisi şunu söylüyor: Kontrolünde olan her şeye tam odaklan. Kontrolünde olmayan her şeye ise önce kabul, sonra uyum.
Bu, pasiflik değil stratejik odak. Enerjini yanlış yere harcamamak.
Modern psikoloji bu kavramı "iç kontrol odağı" (internal locus of control) olarak tanımladı. Julian Rotter'ın 1966 tarihli araştırması (Psychological Monographs), iç kontrol odağına sahip bireylerin daha yüksek psikolojik sağlık ve başarı sergilediğini gösteriyor. Epiktetos'un MÖ 1. yüzyılda sezgisel olarak kavradığını modern psikoloji 20. yüzyılda deneysel olarak doğruladı.

Stoacılığın Üç Pratik Egzersizi
Stoacılık yalnızca fikir değil günlük pratik. Üç temel egzersiz var.
1. Premeditatio Malorum - Kötülüğü Önceden Düşünmek
Premeditatio malorum (Latince: kötülüklerin ön meditasyonu), gelebilecek kötü şeyleri önceden zihinsel olarak yaşamak. "Ya işimi kaybedersem? Ya ilişkim bozulursa? Ya sağlığım bozulursa?"
Bu karamsarlık değil zihinsel inokulasyon. Beyin beklenmedik bir şeyle yüzleştiğinde panikliyor çünkü hazırlıksız yakalanıyor. Ama önceden düşünülmüş bir kötülük geldiğinde: beyin zaten işlemiş, plan yapmış. Tepki yerine yanıt devreye giriyor.
Seneca bunu şöyle yazıyor Ahlaki Mektuplar'da: "Gelecekteki kötülükleri önceden düşün. Her şey senin beklediğinden önce geldiğinde daha sert çarpar. Bilge kişi bütün kötülükleri önceden tasarlar."
Bu pratiğin modern nörobilimdeki karşılığı "negatif görselleştirme" terapistlerin kaygı yönetiminde kullandığı teknik.
2. Memento Mori - Ölümü Hatırla
Memento mori (Latince: ölümlü olduğunu hatırla), ölümün kaçınılmazlığını bilinçli olarak akılda tutmak. Karanlık bir düşünce gibi görünüyor ama stoacılar için tam tersi.
Ölüm farkındalığı şunu sağlıyor: Bugünün değerini görmek. Küçük şikayetlerin önemsizliğini anlamak. Önemli şeyleri ertelememeyi seçmek.
Marcus Aurelius günlüğüne şunu yazıyor: "Hayatını hep bu günmüş gibi, son günmüş gibi yönet."
Bugün "mortality salience" (ölüm belirginliği) adıyla araştırılan bu fenomen, psikoloji literatüründe insanların değerlerine daha bağlı yaşamalarıyla ilişkilendiriliyor.
3. Amor Fati - Kaderini Sev
Amor fati (Latince: kaderini sev) aslında Nietzsche'nin kavramı olarak bilinir ama kökü Stoa'ya dayanıyor. Marcus Aurelius'un günlüklerinde defalarca geçiyor:
"Başına gelen her şeyi sev. Çünkü hem senin için hem evren için en uygun olan o."
Bu körleme bir teslimiyet değil. Amor fati şunu söylüyor: Geçmişin değiştirilemeyeceğini kabul et. Şimdinin senden neyi gerektirdiğine odaklan. Ve bu kabulü direnç ve öfkeyle değil, aktif bir onay ve merakla yap.
Bir şey kötü gidebilir. Ama o kötü giden şeyin içinde bile büyüme için malzeme var. Marcus Aurelius bunu şöyle yazıyor: "Engel eylemi durdurur. Ama engel, eyleme yönelik irade için yakıt olur. Yolu kapatan şey yola dönüşür."
Stoacılık ve Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) Bağlantısı
Bilişsel davranışçı terapi (BDT), bugün en çok kanıtı olan psikoterapi yöntemi. Depresyon, anksiyete, obsesif kompülsif bozukluk ve daha pek çok psikolojik sorunda etkinliği bilimsel olarak kanıtlanmış. Ve kurucusu Aaron Beck ile öncüsü Albert Ellis, her ikisi de Epiktetos'u doğrudan referans gösteriyor.
Epiktetos'un meşhur sözü: "İnsanları rahatsız eden şeyler değil, şeyler hakkındaki yargıları onları rahatsız eder."
Bu cümle, BDT'nin temel önermesiyle neredeyse özdeş: Olaylar değil, olaylar hakkındaki düşüncelerimiz duyguları belirliyor.
BDT'de "bilişsel yeniden yapılandırma" (cognitive restructuring) denen teknik, tam olarak stoacılığın "yargıları sına, gözden geçir" pratiği. Otomatik olumsuz düşünceleri tespit et, sorgula ve daha gerçekçi alternatiflerle değiştir bu hem BDT hem stoacılık.
Fark şu: Stoacılık bunu terapist olmadan, günlük bir pratik olarak uygulamak üzere tasarlandı. 2.300 yıllık pratik bilgelik, modern psikoloji tarafından doğrulanmış.
Stoacılığı daha iyi anlamak için diğer antik felsefelerle kısa bir karşılaştırma faydalı.
Stoacılık vs Epikurosçuluk: Her ikisi de iyi yaşamı hedefliyor. Ama yolları farklı. Epikurosçuluk hazzı (hedone) ve acıdan kaçınmayı merkeze alıyor özellikle dostluk, basit zevkler ve zihinsel huzur. Stoacılık ise erdemi (arete) merkeze koyuyor. Epikuros der ki: "Acıdan kaç, zevki bul." Epiktetos der ki: "Acıyı kabul et, erdemi güçlendir."
Stoacılık vs Kiniklik: Kinikler (Cynics), toplumun kurallarını ve maddi değerlerini reddetti. Diogenes fıçıda yaşadı, toplumsal kurallara meydan okudu. Stoacılık Kiniklerden etkilendi ama toplumla aktif katılımı reddedip dışa çıkmak yerine, toplumun içinde erdemli yaşamayı seçti. Marcus Aurelius imparatordu toplumdan kaçmadı.
Stoacılık vs Platonculuk: Platon ideal formlar dünyasını merkeze aldı. Stoacılık çok daha bu dünyaya yönelik şimdi ve burada yaşamak önemli. Platon'un teorik yüksekliğine karşı Stoa'nın yere basan pratiği.
Erkek İçin Stoacılık: Neden Bu Kadar Kritik?
Stoacılık tarihin en güçlü erkeklerinden bazılarının felsefesi oldu generaller, imparatorlar, devlet adamları. Neden?
Duygusal yönetim. Erkekler çoğunlukla ya duygularını tamamen bastırmak ya da onlara tamamen teslim olmak arasında sıkışıyor. Stoacılık üçüncü bir yol öneriyor: duyguyu gör, anla ve akılla yönet. Bastırma değil, entegrasyon.
Baskı altında performans. Yüksek baskılı durumlarda iş görüşmesi, çatışma, kriz amigdala reaktivitesi kararları bozuyor. Stoacı pratik bu reaktiviteyi azaltıyor ve kontrolsüz şeylere enerji harcamayı engelliyor. Özgüven ve iç güvenlik zemininin bu süreçteki rolünü özgüven nasıl geliştirilir yazımızda ele aldık.
Onaydan bağımsızlık. Başkalarının görüşüne ihtiyaç duymak, kontrolün dışında olan bir şeye bağımlı olmak demek. Stoacılık, değer kaynağını içselleştiriyor: başkalarının onayı değil, kendi erdemin ve yargın senin değerini belirliyor.
Zorlukla yüzleşme. Erkek yaşamında ciddi kayıplar, başarısızlıklar ve zorlanmalar kaçınılmaz. Premeditatio malorum ve amor fati, bu anlarda çöküşü değil direnci üretiyor.
Liderlik. Marcus Aurelius imparatordu, Epiktetos köleydi. İkisi de stoicizmi yaşadı. Ortak nokta şu: Her ikisi de dışsal koşullardan bağımsız olarak iç otoritelerini korudu. Bu, gerçek liderliğin temelidir. Liderlik davranışlarının bu iç otoriteyle nasıl örüldüğünü liderlik özellikleri nasıl geliştirilir yazımızda derinlemesine işledik.
Modern Stoacılar: Bu Felsefeyi Yaşayanlar
Stoacılık sadece antik çağda kalmadı. 20. ve 21. yüzyılda da güçlü örnekler verdi.
Viktor Frankl: Holocaust'tan sağ kurtulan Avusturyalı psikiyatrist. İnsanın Anlam Arayışı kitabında şunu yazıyor: Toplama kampındaki tutsaklar birçok şeyi kaybetti. Ama kaybetmedikleri bir şey vardı hangi tutumu sergileyeceklerini seçme özgürlüğü. Bu, Epiktetos'un 2.000 yıl önceki sözünün pratiğe dökülmüş hali.
Nelson Mandela: 27 yıl hapiste geçirdi. Serbest bırakıldığında öfke değil, uzlaşma ve inşa seçti. Stoacılığın kontrol dikotomisini geçmişi değiştiremezsin, ama tepkini seçebilirsin hayatıyla yaşadı.
James Stockdale: Vietnam Savaşı'nda 7 yıl esir kalan ABD'li amiral. Esaret döneminde hayatta kalmayı stoacılığa, özellikle Epiktetos'un öğretilerine bağladı. Serbest kaldıktan sonra şunu aktardı: "Esirlerin stoacı olmaya en yakın olanları hayatta kaldı. Neyin mümkün olduğuna dair gerçekçi olmayan iyimserlik besleyenler dayanamadı."
Stoacılığı Günlük Hayata Taşımak: 7 Pratik Adım
1. Sabah önmeditasyonu: Günün başında 5 dakika bugün ne zor olabilir? Bunu nasıl stoacı bir tutumla karşılarım?
2. Kontrol listesi: Bir şey seni rahatsız ettiğinde: Bu benim kontrolümde mi? Evet ise harekete geç. Hayır ise kabul et ve dikkatini kontrol edebildiklerine çevir.
3. Akşam gözden geçirme: Gün sonunda bugün neyi iyi yaptım? Neyi daha iyi yapabilirdim? Erdemli davrandım mı?
4. Memento mori pratiği: Ayda bir kez bu geçti. Geriye ne kaldı? Zamanımı nasıl kullandım?
5. Tepki duraklaması: Öfke ya da güçlü bir duygu hissedince: Bir nefes al, sonra tepki ver. Bu küçük duraklama, aklın devreye girmesine yeterli.
6. Negatif görselleştirme: Ayda bir kez en değerli şeylerini ilişkini, sağlığını, işini zihinsel olarak kaybetmeyi düşün. Bu onları daha çok değer vermeni sağlıyor.
7. Günlük yazma: Marcus Aurelius'un pratiği. Ne yaşandığını değil, nasıl tepki verdiğini ve nasıl daha iyi tepki verebileceğini yaz. Disiplin ve alışkanlık inşasıyla bu pratiklerin nasıl sistemleştirildiğini disiplin nasıl kazanılır yazımızda ele aldık.
Stoacılık Hakkında Yaygın Yanılgılar
"Stoacı duygusuz olur." Yanlış. Stoacı duygu hisseder ama duygular tarafından yönetilmez. Epiktetos ağlamıştır, Seneca sevmiştir, Marcus Aurelius oğlunu kaybetmiş ve acısını yazmıştır. Fark: bu duygular onların eylemlerini yönetmedi.
"Stoacılık pasif bir kabullenme felsefesidir." Yanlış. Kontrol edilemeyenleri kabul et, ama kontrol edebildiğin her şeyde tam güçle hareket et. Marcus Aurelius hem imparatorluk yönetti hem savaşlara bizzat katıldı.
"Stoacılık acı çekmeyi reddeder." Yanlış. Stoacılar acıyı inkâr etmiyor acının anlamını değiştiriyor. Acı kaçınılmaz. Ama acının seni nasıl etkileyeceği senin seçimin.
"Stoacılık sadece Batı felsefesidir." Stoacılığın bazı temel öğretileri Budizm, Taoizm ve İslam felsefesiyle derin örtüşmeler taşıyor. Kontrol dikotomisi, Budizm'deki "arzusuzluk" öğretisiyle; amor fati, "tevekkül" kavramıyla paralellik gösteriyor.
Stoacılık okumak yeterli değil pratiğe dökmek gerekiyor. Bu pratikle birlikte erkek psikolojisi, liderlik ve güçlü kimlik inşasının sistematik çerçevesini Seçkin Erkeğin Arşivi 7 kitapta kapsamlı biçimde ele alıyor.
Tüm ürünler: erkekbenligi.com/collections/all
Sık Sorulan Sorular
Stoacılık dini bir inanç mı?
Hayır. Felsefi bir okul. Tanrı kavramı var logos olarak tanımladıkları evrensel akıl ama bu klasik anlamda dinî bir tanrı değil. Stoacılık hem teistler hem ateistler hem de farklı inançlardan insanlar tarafından benimsenebilir.
Başlamak için hangi kitabı okumalıyım?
Üç temel metin var: Epiktetos'un Enchiridion'u (kısa ve yoğun), Marcus Aurelius'un Düşünceler'i (dürüst ve insani), Seneca'nın Kısa Hayat Üzerine'si (pratik ve çarpıcı). İlk olarak Marcus Aurelius'un Düşünceler'ini öneriyorum akademik değil, samimi bir günlük.
Stoacılık ile Epikurosçuluk arasındaki fark nedir?
İkisi de iyi hayat felsefesi ama yolları farklı. Epikurosçuluk hazzı merkeze alıyor. Stoacılık erdemi merkeze alıyor haz bir hedef değil, erdemli hayatın yan ürünü olabilir.
Stoacılık, 2.300 yıl önce Atina'daki boyalı bir sütunlu sundurmanın altında başladı. Bir köle, bir imparator, bir devlet adamı üç çok farklı hayat aynı felsefeyi pratiğe döktü ve tarihte en derin izleri bırakanlar arasına girdi.
Ortak noktaları şu: Dışarıyı değiştirmeye değil, içini güçlendirmeye odaklandılar. Kontrol edemedikleri şeylere öfkelenmek yerine, kontrol edebildiklerine tüm enerjilerini verdiler. Zorluğu engel olarak değil, karakteri sınayan bir zemin olarak gördüler.
Bu, sıradanlıktan seçkinliğe giden yolun en güçlü felsefi temellerinden biri.
Bilimsel ve Felsefi Kaynaklar:
- Epiktetos (MS ~100). Enchiridion (El Kitabı)
- Marcus Aurelius (MS ~170). Düşünceler (Meditations)
- Seneca (MS ~65). Ahlaki Mektuplar (Epistulae Morales)
- Seneca (MS ~49). Kısa Hayat Üzerine (De Brevitate Vitae)
- Julian Rotter (1966). Generalized expectancies for internal versus external control of reinforcement. Psychological Monographs
- Aaron Beck (1979). Cognitive Therapy of Depression. Guilford Press
- Albert Ellis (1962). Reason and Emotion in Psychotherapy. Lyle Stuart
- Viktor Frankl (1946). İnsanın Anlam Arayışı (Man's Search for Meaning)
- Pierre Hadot (1995). Philosophy as a Way of Life. Blackwell
- Ryan Holiday (2014). The Obstacle Is the Way. Portfolio/Penguin
- Diogenes Laertios (MS ~3. yüzyıl). Ünlü Filozofların Yaşamları ve Öğretileri
